Anesteziyoloji ve Reanimasyon A.B.D
Ana Sayfa
Eğitim
Bilimsel Faaliyetler
   

  Anesteziyoloji ve Reanimasyon

  Anestezi Hekiminin Tanımı

Anesteziyoloji ve Reanimasyon hekimi;Tıp Fakültesi mezunu olup bu dalda dört yıllık uzmanlık eğitimini tamamlamış olan tüm ameliyat boyunca ve ameliyat sonrasında, ağrı ve diğer nahoş duyguların duyulmasını önleyip ortaya çıkan tüm tıbbi sorunları anında teşhis edip tedavi eden, bunun için gerekli tıbbi yöntemleri ve kuralları ameliyat öncesinde başlayıp ameliyat sonrasına kadar uygulayan hekimdir.
Bu amaca yönelik olarak anestezi uzmanı hastanın ameliyat sürecini güvenle geçirmesi için hastayı ameliyat öncesinde inceler, muayene, test ve gerekli konsültasyonlar sonucunda bir anestezi planı oluşturur. Anestezi doktoru da hastanın ameliyat boyunca ağrısız olmasını sağlamanın yanısıra ameliyat sırasında hastanın tüm hayati fonksiyonlarının(örneğin nefes alma, nabız, tansiyon gibi ) kontrolünden ve sağlıklı bir şekilde sürdürülmesinden de sorumlu kişidir.

  Dünyada Anesteziyoloji ve Reanimasyon Hekimliği

Ağrıyı ortadan kaldırmak adına ilk girişimler Hipokrat ve Galen tarafından ‘poppy’, ‘mandrake kökü’, afyona batırılmış süngerler ve alkol kullanılarak yapılmıştır.
Gerçek anestezi tarihi 1774 yılında Joseph Priestley’in oksijeni ve 1776’da nitröz oksidi keşfi ile başlamıştır. Yine aynı yıllarda Sir Thomas Beddoes İngiltere’de eter ile oluşturulan derin uyku halini rapor etmiştir.1799’da Humphrey Davy nitröz oksidi ‘güldürücü gaz’olarak tanımlayıp cerrahi girişimlerde kullanımından bahsetmiştir. İlk kez 1842’de Crawford W.Long ve ardından 1846’da William Morton eter anestezisi altında cerrahi girişimleri gerçekleştirmişlerdir. Anestezi Uzmanı ünvanı olan ilk doktor John Snow (1813-1858) olmuştur.
1891 yılında Quincke spinal ponksiyonuilk kez tarif etmiş, 1898’de August Bier tarafından ilk spinal anestezi gerçekleştirilmiştir.
Modern anestezi dönemi 1920-1940 arasına denilmiş olup Anesteziyoloji 1940’lardan bu yana bilimsel ve medikal olarak uzmanlık dalı kabul edilmiştir.

  Türkiye’de Anesteziyoloji ve Reanimasyon Hekimliği

Osmanlı topraklarında anestezi uygulamasına ilişkin en eski bilgi Kırım Savaşına uzanır (1854-1956).Bu savaşta 1000’e yakın askere kloroform uygulandığı şeklindedir.
1930’lu yıllara kadar Türkiye’de sadece kloroform, eter ve bölgesel anestezi uygulamaları olmuştur.Ülkemizde endotrakeal anestezi uygulamaları 1949’da Burhaneddin Toker ve Sadi Sun tarafından yapılmış olup; 1950’lerden itibaren bu yöntemi İhsan Günalp, Ali Yücel, Cemil Aksoy ve Orhan Bumin Ankara’da kullanmaya başlamışlardır.
1950’li yıllarda anestezinin sadece bu konu ile görevli hekimler tarafından yapılması ve konunun tıp fakültelerinde bağımsız bir uzmanlık dalı haline gelmesi gereği ortaya atılmıştır.1956 yılında Anestezi Uzmanlık Tüzüğü çıkarılmış ve bu tarihten itibaren Sağlık Bakanlığı ile Üniversite tıp fakülte hastanelerinde uzmanlık ünvanları verilmiştir.
İdare ve organizasyon bakımında üniversitelerde önce cerrahi bölümlere bağlı olarak (1961’de) daha sonra (1963’de) bağımsız olarak anestezi enstitüleri kurulmuştur.Bu enstitüler 1966’da Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dallarına dönüştürülmüştür.

  Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalının Kurulması ve Amacı

Anesteziyoloji ve Reanimasyon AnaBilim Dalında görevli ilk akademisyen Türkiyede anestezi eğitiminde çok büyük katkıları olan hocamız Prof. Dr. Kutay Akpir’dir. Değerli hocamızın kaybı sonrası bölüm başkanlığı görevini Doç. Dr. Fisun Yüzer yürütmektedir.Kadromuzda altı yardımcı doçent görev yapmaktadır.
Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalının kuruluş amacı bu alanda bilimsel anlamda günümüz biliminde yeterliliği olan ve gerek ulusal gerekse de uluslararası çalışmalarla bilim dünyasına katkıda bulunan akademisyenler ile donanımlı klinisyenler yetiştirmektir.